İçeriğe geç

İngilizce Zamanlar ( present continuous tense – Şimdi ki zaman) – 1

Şu sıralara ingilizcemi geliştirmek için sürekli bir şeyler araştırıyorum. Her şeye sıfırdan başlayarak bloğumda paylaşmak istedim. Bu serinin ilk yazısına başlıyorum, hadi bakalım 🙂

Yeni bir defter alarak öğrendiklerimi not almaya başladım. Aynı zamanda bloğumda da paylaşacağım. Eğer bir şeyler öğrenmek istiyorsanız bunun en güzel yolu yazmak, ve başka insanlara da anlatmak.

İlk konumuz zamanlar. İngilizce zamanları kavradıktan sonra gerisi yavaş yavaş gelecektir.

Present continuous tense (Şimdiki zaman. “Yapıyorum”)

Pozitive (olumlu): (+) subject + be (am, is, are) + Verb-ing

# i am watching tv ( Televizyon izliyorum)

# i am listening music (Müzik dinliyorum)

# she is crying ( o (kız) ağlıyor)

# they are writing a letter ( Onlar mektup yazıyor )

# it is bleending ( kanıyor )

Negative ( olumsuz): (-) subject + be not (am not, is not, are not ) + Verb-ing

# i am not using computer ( ben bilgisayar kullanmıyorum )

# he is not riding a horse ( o (erkek) ata binmiyor )

# she is not drinking vodka ( o (kız) vodka içmiyor )

# we are not moving ( biz taşınmıyoruz )

Question (soru): (?) be ( am, is, are ) + subject + Verb-ing

# Are you coming ? (Geliyor musun)

# is she writing a letter ? (o (kız) mektup yazıyor mu ? )

# are they going ? ( onler gidiyor mu ? )

# a i joking ? ( şaka mı yapıyorum ? )

Negative question ( olumsuz soru): (-?) be not + subject + Verb-ing

#is not it sinking ? (Batmıyor mu ? )

#are not they going ? ( onlar gitmiyor mu ? )

# is not she sleeping ? ( o ( kız) uyumuyor mu ? )


Örnekler:

İ am playing football now ( Ben şimdi futbol oynuyorum)

Ahmet is waiting for the bus at the bus stop ( Ahmet durakta otobüs bekliyor)

it’s raining heavily ( ağır bir şekilde yağmur yağıyor)

i am not studying at the moment ( şu anda çalışmıyorum)

she is not speaking right now ( o şuanda konuşmuyor)

my father is not working today ( babam bugün çalışmıyor)

are you listening to me ? ( beni dinliyor musun ? ) Yes , i am. No i am not

are the students writing now ? ( Öğrenciler şimdi mi yazıyor ? ) Yes, they are. No they are not

is it raining outside ? (dışarda yağmur yağıyor mu ? ) Yes, it is. No it is not


Bir sesli, bir sessiz harf ile biten fillerin sonu çift yazılır.

run —- runing , swim —- swimming

-ie ile biten fiillerin sonuna -ing eklenince -y harfine dönüşür

lie —- lying , die —- dying

fiilerin sonu -e ile bitiyorsa, -ing eklenince -e harfi düşer

make —- making , write —- writing


English concept with person holding a smartphone

Present continuous time words ( Zaman kelimeleri )

These days ( Bu günlerde )

This morning ( Bu sabah )

Today ( Bugün)

Now ( şimdi)

Right now ( şuanda, tam şuan)

At the moment ( şimdi, şuan )

At present (şu an, şu sıralar)

Tonight ( Bu gece )

This week ( Bu hafta )

Still ( Hala )

Look ( Bak )

Listeen ( dinle )

# look outside it is snowing ( dışarıya bak, kar yağıyor)

#wait a moment, i m still writing (Bir dakika bekle, ben hala yazıyorum )

# we are eating sushi tonight ( Bu gece sushi yiyoruz )

#i m working hard these days ( Bugünler çok çalışıyorum )


Present continuous tense ile kullanılamayan fiiller

Bu fiiller eylemi somut olarak göremediğimiz, süreklilik bildirmeyen durumlarda kullanılır.

Soyut fiiller

be (olmak)

want ( istemek )

exist (var olmak )

need ( ihtiyacı olmak )

contain ( içermek )

care ( önemsemek )

Sahiplik bildiren fiiller

own (sahip olmak )

belong ( ait olmak )

possess ( sahip olmak )

Duygu bildiren fiiller

love ( sevmek )

hate ( nefret etmek )

like ( hoşlanmak )

fear ( korku )

dislike ( hoşlanmamak )

Örnek :

i want eat pizza —- Doğru

i am wanting eat pizza — Yanlış

i love animals — Doğru

i am loving animals —- Yanlış


Present continuous tense ile kullanılınca anlamı değişen fiiller

see ( görmek, bakmak )

# i see her ( onu görürüm )

# i am seeing her ( onunla görüşüyoruz )

think ( düşünme )

# i think this house is very beautiful ( bence bu ev çok güzel )

# i am thinking about the answer ( cevabı düşünüyorum )

look ( bakmak )

# you look very happy ( çok mutlu görünüyorsun )

# i am looking out of the windows ( pencereden dışarı bakıyorum )

Tarih:İngilizce

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir