İçeriğe geç

İngilizce 200 söz kalıbı ve deyim. 1 – kısım

İngilizceye çalışmaya durmadan devam ediyoruz. Sayın haluk TATAR hocamın hazırladığı bir videodan yazıya döktüğüm bu kalıpları buraya not alıyorum. İyi çalışmalar. Birinci kısım

  • İ suppose so — Öyle sanıyorum, Öyle tahmin ediyorum
  • Get out of here — Defol git buradan
  • Hurry up — Acele et
  • Every dog has his day — Herkesin bir şanslı günü vardır.
  • Help yourself! — Kendi evindeymiş gibi davran
  • A little learning is a dangerous thing — Bir şeyi tamamen anlamayan insanlar tehlikelidir.
  • Easy come, easy go — Kolay gelen, kolay gider. Üzülme
  • İt doesn’t matter — Önemli değil anlamında
  • Play devil’s advocate — Şeytanın avukatı olma
  • İt is up to you — Sana kalmış
  • A storm in a teacup — Bir bardak suda fırtına çıkarmak. (-İngilizce karşılığı bu-)
  • Cut it out! — Kes şunu!
  • Good for you / good job / Well done — Aferin için kullanılan kalıplar
  • Let’s go on — Hadi devam edelim
  • Hang in there — Vazgeçme dayan! Pes etme!
  • Barking up the wrong tree — Derdini yanlış kişiyi anlattığını söylemek için kullanılıyor.
  • Take it easy — Sakin ol, panik yapma, yavaş ol
  • The early bird gets the worm — erken kalkan yol alırın ingilizce karşılığı
  • Mind your own business! — Seni ilgilendirmez! Kendi işine bak!
  • İt’s none of your business! — Haddini bil!
  • Keep your chin up — Başını dik tut, üzülme
  • Let someone off the hook! — Her şeyden o sorumlu değil, onu rahat bırak!
  • Speak of the devil — Şeytan demişken! (Bizdeki iti an çomağı hazırla lafının ingilizce versiyonu )
  • Give me a chance — Bana bir şans ver
  • İn my opinion — Benim fikrime göre ( bence)
  • Burn bridges — Köprüleri yakmak
  • Just be clear! — Bir konu hakkında açık olmak
  • What’s up — Naber
  • On thin ice — Tehlikeli bir durumda olmak. (Bu benimle alakalı bir durum, sana hiç bir şey olmuyor. Kötü durumlar için kullanılır)
  • Take good care of yourself — Kendine çok iyi bak
  • İt really takes time — Bu gerçekten zaman alır
  • Dont get me wrong — ne olur beni yanlış anlama
  • The whole nine yards — ne var ne yok hepsi
  • it sounds good — Bana uyar, kulağa güzel geliyor
  • İ have no idea — Hiç bir fikrim yok
  • More or less — Aşağı yukarı
  • Behave yourself — uslu dur
  • Spit it out — Çıkar ağzındaki baklayı
  • Miss the boat — Artık çok geç ( o tren kaçtı, ingilizce versiyonu )
  • To make sense — Mantıklı geliyor
  • Give me peace — Bana huzur ver ( İlişkilerde kullanılır)
  • Let the cat out of the bad ( Bir sırrı ortaya çıkarmak )
  • Make a long story short — Uzun lafın kısası
  • Who do you think you are ? — Bir sırrı ortaya çıkarmak
  • He’s sitting on the fence — Kararsız insanlar için kullanılır. Çitin ortasında oturan insan
  • Through thick and thin — Hem iyi hem kötü günlerde
  • On the ball — Becerikli
  • She is not the only fish in the sea — Denizdeki tek balık o kız değil
  • İf i were you — Eğer senin yerinde olsaydım
  • By the way — Bu arada
  • İgnorance is bliss — Cehalet mutluluktur
  • Bottoms up — Şişenin gibini görmek
  • İt’s raining cats and dogs — Deli gibi yağmur yağıyor
  • Dont mention — Lafı bile olmaz
  • İt ain’t over till the fat lady sings — Her zaman umut vardır, umutsuz olmamak gerekir.
  • You can trust me — Bana güvenebilirsin
  • Anyway — Herneyse
  • To mess with — Birisiyle uğraşmak
  • Hope so — Umuyorum
  • Kill two birds with one stone — Bir taşla iki kuş vurmak
  • Let’s go — Hadi yapalım/Hadi başlayalım
  • The elephant in the room — Konuşmaktan sakınmak
  • An apple a day keeps the doctor away — Günde bir elma doktoru uzak tutar ( Güneş girmeyen eve doktor girer, ingilizce versiyonu)
  • Do me a faver — Bana bir iyilik yap
  • So far so good — Şimdilik fena değil, şuana kadar iyi
  • Comparing apples to oranges — Elmayla portakalı kıyaslama( Elma ile armudu kıyaslamak, ingilizce versiyonu)
  • As right as rain — Mükemmel
  • Lets keep in touch — Temasta olalım
  • Cuiriosity killed the cat — Fazla merak kediyi öldürür
  • Lets get to the point — Hadi asıl konuya gelelim
  • No way — İmkansız, başka yolu yok
  • Cheer up a little — Neşelen biraz
  • How is it going — Nasıl gidiyor ?
  • İt’s a piece of cake — Çocuk oyuncağı
  • İt takes one to know one — Başkasını da kendi gibi bilmek
  • For your sake — Senin hatırın için
  • Calm down — Sakinleş, sakin ol
  • İ can’t take it anymore — Daha fazla dayanamayacağım
  • Take it with a grain of salt — Çok ciddiye alma
  • Barking dogs seldom bite — Havlayan köpek ısırmaz
  • Don’t blame me — Suçu bana atma
  • A penny for your thoughts — Senin düşüncen nedir ?
  • Take care — Kendine iyi bak
  • After you — Senden sonra(örn: sen çayını al, senden sonra ben alacağım)
  • Got it — Anladın mı ?
  • Saving for a rainy day ? — Daha sonrası için birikim yap
  • Give me break — Bana bir fırsat ver, rahat bırak
  • He’s head over heels(in love ) — Aklı havada
  • İ am speechless — Nutkum tutuldu
  • Don’t count your chickens before they hatch — Dereyi görmeden paçaları sıvama
  • Pick up yours ears — Kulaklarını dört aç
  • Bite off more than you can chew — Çiğneyebileceğinden fazlasını ısırma
  • Look to your manners — Şu haline bak / Davranışlarına dikkat et
  • Bless you — Çok yaşa
  • What can i do to win her heart ? — Onun kalbini nasıl kazanırım
  • Slow and steady wins the race — istikrar hızdan daha önemlidir, iyidir
  • İt seems all right — Bana her şey uygun görünüyor
  • Bend over backwards— Kıçını yırtmak

Haluk hocanın youtube üzerinden ücretsiz olarak sunduğu, sıfırdan ingilizce eğitim setinden alıntı yaptım. Gerçekten ingilizce öğrenmeye hevesiniz varsa ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, bu eğitim setiyle güzel bir başlangıç yapabilirsiniz. Hemde ücretsiz 🙂 Teşekkürler Haluk hocam

Linki de şöyle bırakıyorum…. 338 videoluk eğitim serisi

Tarih:İngilizce

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir